Yazan: Zeynel Özbalçık, Sınıf Öğretmeni

Eğitmenin Yolculuğu yaz kampından heyecanla ve umutla dönmüştük okullarımıza. Yurdun dört bir yanında çocukların hayallerinden uçurtmalar yapacak ve onları gökkuşağında uçuracak deneyimlerimizi uygulayacaktık. Uygulamalarımızla ilgili doküman, resim ve belgelerimizi paylaşarak birbirimizin çalışmalarını da izleyebilecektik.

Hayal Gücü Merkezinin ne olduğunu merak eden, öğretmen ve öğrencilerimiz ile, Hayal Gücü Merkezi “kelebektir” “attır” “çocuklarla ilgilidir” “güvendir” “dinamizmdir, çalışmaktır” “dallarıyla gökyüzüne ulaşmaya çalışan bir ormandır” yapabilir miyimdir” “İlhan İrem” dir,“her şey olabilir” “uzamaktır” “sorudur” “düşünmektir” “etkinlikleri kaçırmamak için hızlı yemek yemektir” “elmadır” “dalından koparıp elma yemektir” “yeniden koku almaya başlamaktır,” “upuzun bir yolculuktur” “geç saatlere kadar oyun oynamaktır” “yarın ne olacak ? diye düşünmektir” “bir kıvılcımdır” “yerdeki yıldızların arsındaki yolculuktur” “küçükken çıktığın unutulmaya yüz tutmuş bir oyundur” “yirmi beş yıllık öğretmen olmaktır “ “eğlenerek öğrenmektir” “ kopup gidememektir” “sarılmaktır.” diye tanıtan katılımcıların videosunu eğlenerek izledik.

Hayal Gücü Merkezinin, öğrencilerin soru ve meraklarından yola çıkarak gerçekleştirilen bir uygulama olduğunu ve uygulamanın içeriğini anlatan bir sunum yaptık.

Okulumuzda Hayal Gücü Merkezinin hazırlık ve planlamalarını yaparak işe başladık. Görsel Sanatlar ve Fen Bilimleri derslerinde haftada iki gün olarak uygulamayı gerçekleştirmeye karar verdik. Ayrıca okulumuz tam gün ve taşımalı olduğu için öğle araları ve diğer boş zamanlarda çalışmalar yapabilecektik.

İlk çember, ilk sorular, ilk meraklar ve bunların serbestçe ifade edilmesi sınıfımızda bir değişim havası estirmişti. Bir sonraki haftayı sabırsızlıkla bekledik. Hayal Gücü Merkezi dersi başlayınca herkes isminin yazılı olduğu bölümün altına sorularını astı. İlk defa sınıfımızın tahtasında öğrencilerin soruları ve merak ettikleri şeyler vardı. Herkes birbirinin sorusunu görebiliyor, okuyabiliyordu. İsteyen yeni soru yazabiliyor, isteyen sorusunu değiştirebiliyordu. Sınıfımızın tahtası sorulardan oluşan çiçek tarlası, öğrenciler de onların üzerinde dolaşan arılar gibiydi. İlk kahramanımız Meraklı Melahat kafasında sorularla Soru Merak Kütüphanesi'nde yerini almıştı.

Artık her hafta sorularımız ve meraklarımızı tahtaya asıyor ve onlar üzerinde fikir alışverişi yapıyorduk. Sorularımız çoğaldıkça onlara bir kutu yapıp, işimiz bittiği zaman kutuya atıyorduk.

Sınıfımızdaki bu değişim diğer öğrenci ve öğretmenlerin ilgisini çekiyor, zaman zaman sınıfa ziyaretçiler geliyordu.

Soru merak haritasının oluşmasından sonra, sıra heyecanla beklenen öykü yazma aşamasına gelmişti. Fen Bilimleri dersinde “Dünyanın Hareketleri” konusundaki kazanıma meraklarımızı yerleştirdikten sonra dünya ile birlikte hayal gücümüz de dönmeye başladı. İlk resimli öykümüz “Dünyada Neler Oluyor” u iş birliği, yardımlaşma ve neşe içinde çalışarak tamamladık. Bu deneyimimiz bize öykü tabanlı öğrenmenin ne kadar kolay ve eğlenceli olduğunu göstermişti. Hayal Gücü Merkezi etkinliklerinin olduğu dersler çok çabuk geçiyor, bir sonraki dersi iple çekiyorduk. İkinci resimli öykümüz “Dobi” yi yazarken daha deneyimliydik. Arkasından üçüncü öykümüz Memo Kayboldu” yu yazdık ve diğer sınıflardaki öğrencilerle paylaştık.

Öykü yazma deneyimimiz bize başka fırsatlar yaratmaya başlamıştı. Çocuk Edebiyatı yazarlarımızla öykülerimizi paylaşmaya karar verdik. Çocuk edebiyatı yazarlarımızdan Füsun ÇETİNEL sınıfımızın ilham perisi ve kitap dostu oldu. Sınıf kitaplığımıza kendi eserlerini ve severek okuyacağımız yüzlerce çocuk kitabı ulaştırdı.

Bir yazarın nasıl kitap yazdığını merak eden arkadaşımız Zümra “nın “İstanbul kadar çok olan sorularını Tokat kadar küçük bir kağıda sığdırarak “Füsun ÇETİNEL’ e yazdığı mektup. Kocaeli’ inde bir okulda üç yüz çocuğa ilham kaynağı oldu.

Hayallerimizin gücü bizi yenilikler yapmaya, üretmeye ve değişmeye doğru yola çıkardı. Birinci dönemin sonunda Soru Merak Kütüphanesini oluşturmuş, Öykü Tabanlı öğrenme deneyimi yaşamış ve soru-meraklarımızı sınıflandırmıştık. İkinci dönemde Yapabilirim Meclislerini uygulayacağız. Neler istediğimizi ve neler yapabileceğimizi planladık. Hayallerimizi gerçekleştirmek için çıktığımız bu yolculukta Her Çocuk Bir Tohum Projesi ve Proje yürütücüsü Yasemin Pforr ile müzik ve ritm grubu kurmaya karar verdik. İstanbul ‘dan Mana Uludağ bize ritm grubu için gerekli enstürmanları gönderdi. Öğrencilerimiz ilk defa bu kadar çok ve değişik enstürmanla tanıştı. Diğer bir ortağımız İzmir’ den Emel Ardahanlı okul kütüphanemiz için kaynak sağladı. Hayallerimizdeki kütüphane için tasarım çalışmalarına başladık.

Hayal Gücü Merkezi ile çıktığımız bu yolculuk bize soru meraklarından yola çıkan öğrencilerimizin ve öğretmenlerin neler başarabileceklerini gösterdi. Hayal gücünün sınıfından başlayarak çevresini etkileyip değiştirdiğini öğrenmede ne kadar önemli olduğunu fark ettirdi. Hayal gücümüz okulumuzu aşarak bizimle birlikte olan insanlarla gönül bağı kurmamızı sağladı.

Van depreminin enkazı altında filizlenen Hayal Gücü Merkezinin dallarının yeşerip çoğalması umuduyla, hayallerinizle kalın…