Yazan: Ecem Şafak, Lise Öğrencisi

Aslında sanıldığından daha güçlüyüz.

Biz çocuklar.

Hayal gücü öyle bir şey ki sizi bulunduğunuz yerden uzak diyarlara götürebilir. Kendinizi bulmak istediğiniz yer neresiyse oraya. Nereyi hayal ediyorsanız veya nerede bulunmak istiyorsanız o diyarlara kısa ama düşsel yolculuklar yapabiliyorsunuz.

Bir nevi kafanızdaki kısa filmler olarak da düşünebilirsiniz. Peki size kafanızdaki bir sınıf modelinin düşsel halinden yanı sıra gerçeğe büründüğünü söylesem? Benim kafamdaki düşsel sınıf modeliydi Hayal Gücü Merkezi. Sekizinci sınıfta Hayal Gücü Merkezi'yle tanıştım. Pek de iyi kaynaştık doğrusu. Renkli, çok renkli gelmişti kendiliğimden gülümsemiştim gördüğüm manzaraya karşın. Gözlerimi o renkli tavandan duran maskelerden nesnelerden ayırmak zor oluyordu aynı anda düşündüğüm "Burası da neresi?" tanımlı bakışlar. Kendimi "Sakinleş Ecem burası Görsel Sanatlar dersinin merkezi. Bu kadar renkli olması gayet normal." diyerek yatıştırmaya çalıştım. Aralıksız gülümsemeye engel olamam zor olsada Emre hoca ile tanıştıktan sonra ve meraklarımın merak edilmesinin şoku içerisinde yoğun bir araştırmaya giriştim.

Hayal Gücü Merkezi sadece kendimi keşfetmemi değil, kendi ortamımı da keşfetmemi sağladı. Her oraya gidişim bir sezonluk dizinin bölümleri gibiydi. Her inişimde farklı şeyler keşfediyordum. Gerek hayal dünyamda, gerek fikirlerimde. Orası bir Görsel Sanatlar merkeziden fazlasıydı. Okul benim için sevilesi bir yer olmuştu. Derslerime de motive olmuş şekilde giriyordum.

O sene bir sınav stresi halindeydi tüm arkadaşlarım. Açıkçası çoğu derse girmedim ve şu çiçeği olmam ile birlikte 20 gün evde hasta yattım. Ama tabi şu çiçeği olmak da bana engel olmadı. Iİlk projelerimden biri olan ''Ansiklopedim' her geçen gün sayfalara sayfa eklerken aynı anda kitaplarımı yazıyor ve kendi seyir defterimi oluşturuyor ve gazeteler hazırlıyordum. Okula geri döndüğüm vakit hemen Hayal Gücü Merkezi basamaklarını üçer üçer inerek motive oluyor, sonra dersime dönüyordum. Ayrıca okulun duvarlarını da boyamakta yardım etmiştim koskocaman gezegenler çizip boyalarla boyuyorduk. Aynı zamanda kış mevsimindeydik. Biraz burun akıntısı oldu ama hayallerimizin duvarda yer bulması kadar önemli değildi. Üzgün olduğumda, mutlu olduğumda bana hep kollarını açtı Hayal Gücü Merkezi. Duygularımı orada hissedebiliyordum. Orada ben kendimi buluyordum. Oradaki Ecem tam olarak Ecem'di. Sürekli o manzaraya karşın aralıksız gülen. O endişe dolu sınava ben de girdim ve Anadolu Lisesi tutturdum şimdi ise kendi lisemde Hayal Gücü Merkezi kurmaya çalışıyorum.

Projeleri sorarsanız onları hiç kaybetmedim biriktikçe biriktiler. Deneyimlerim haline geldiler.

Oradaki herkesi ve her şeyi gözlemledim. Bütün olan biten projeleri çocukların ağzından dinledim tanıştım ve konuştum. Şunu anladım ki: "Çocuklar hayal güçleriyle kendi sınırlarını aşıyorlardı. Sanıldığından daha fazla güçlülerdi o Dünyada. Siz de kendi Dünyanız da güçlü kalın."